Atak Dershanesi Banner

"Her öğrenci özeldir..."
Birebir Rehberlik vazgeçilmezidir.

   Çocuklarımızla ilgili ortak kaygılarımız var. Bu kaygılar zamanla içinden çıkılmaz bir noktaya gelebiliyor. Okuldaki durumları, başarılı olup olamayacakları ile ilgili bitmez tükenmez sorularımız ve sorunlarımız var...

   Her sorunun bir yanıtı olduğuna inanan bir rehberlik anlayışına sahibiz. Sorunlar ne kadar içinden çıkılmaz gibi görünse de, bir çözüm mutlaka vardır.

   Çocuklarınızı, öğrenimlerinin her aşamasında takip eden, onlarla ilgili yapılması gereken tüm çalışmaları planlayan "Atak Rehberlik Birimi", çocuklarımızın geleceğimizin önemli bir parçası olduğunun bilinciyle sizlerin yanında olmaya devam etmektedir...

   Öğrencilerin bireysel farklılıklarına saygı ilkesi temelinde şekillenmiş olan Rehberlik Birimimizin  çocuklarımızla ilgili sizlere bazı önerileri olacaktır...

Çocuklar...
Sizin diye bildiğiniz evlatlar,                                      
gerçekte sizin değildirler.
Onlar kendilerini özleyen hayatın
oğulları ve kızlarıdırlar.
Sizler aracılığıyla dünyaya gelmişlerdir
ama sizden değildirler.
Sizlerin yanındadırlar
ama sizlerin malı değildirler.
Onlara sevginizi verebilirsiniz
ama düşüncelerinizi asla...

çünkü onların kendi düşünceleri vardır.
Onların bedenlerini barındırabilirsiniz
ama ruhlarını asla...
Halil Cibran (1883-1931)
Grup rehberliği sinerjiyi yaratır!

   Çocuklarımız bizden birer parça, canımızdan birer candırlar... Ancak bazı zamanlarda onları tanıyamaz oluyoruz. Alışılmış hâllerinden  daha hassas, daha gergin oluyorlar. Sınav kaygısı, başarısız olma korkusu; ergenlik döneminde yaşadıkları biyolojik değişiklikler, arkadaşları tarafından kabul görmeme endişesi ile gibi  daha alıngan, kırılgan ve gergin olabiliyorlar.
Biz bu dönemlerin tümüne "Cam dönemi" diyoruz. Yani çocuklarımızın kırılmaya en müsait oldukları dönemler... Bu dönemlerde anne-babalar "cam üzerinde, camı kırmadan" yürüyebilmeyi başarmalıdırlar.
Çocuğumuzun bu döneme girdiğini düşünüyor veya hissediyorsak, mutlaka bu döneme uygun bir davranış biçimi geliştirmeliyiz. Yargılayan değil, dinleyen anlayan ebeveyn olmaya özen göstermeliyiz. Çocuğumuzla zaman geçirmek için fırsat yaratmalı ve onun bizden uzaklaşmasına, bize mesafe koymasına izin vermemeliyiz.

Peki  bu hassas dönemlerinde Çocuklarımıza Neler Verebiliriz?

  • Çocuklarımızın bizim için özel varlıklar olduğunu her zaman hatırlamalıyız. Bunu hatırlayabilirsek çocuklarımıza vereceğimiz değerlerin bir anlamı olacaktır.
  • Çocuklarımızı arkadaşlarının ve yaşıtlarının  yanında incitmemeli, küçük düşürmemeliyiz.
  • Çocuklarımızın hataları olsa da onlara hatalarını düzeltmek için fırsat vermeli, yaptığı doğru işleri de takdir etmeliyiz.
  • Her konuda rahatlıkla konuşmalarını sağlayacak ortamlar hazırlayıp, fikirlerini dile getirmelerini engellememeliyiz.
  • Çocuklarımızın kendi başlarına yapmaları gereken ödevlerini, projelerini  ödevlerini... Onlar adına anne-babaları olarak bizler yapmamalıyız.
  • Sosyal etkinlikler konusunda çocuklarımızı cesaretlendirmeli ve birlikte sosyal etkinliklere katılabilmeliyiz.
  • Çocuklarımızın yapamayacağı etkinlikleri de onlardan istememeliyiz. Onların kendi kapasitesiteleri ve birikimleri oranında başarılı olabileceğini unutmamalıyız. Gerçek dışı başarılar beklememeliyiz.
  • Çocuklarımızı sevdiğimizi her fırsatta söylemeli, onlara ayırdığımız zaman dilimi içinde başka işlerle uğraşmamalı, bütün dikkatimizi hem bedenimizle hem de duygularımızla onlara vermeliyiz.
  • Onlara vereceğimiz en büyük armağanın "koşulsuz sevgimiz" olduğunu unutmamalıyız.

Eyvah! Çocuğum Sınava Girecek, Nasıl Davranmalıyım?

  Ülkemiz koşullarında sınavlar maalesef bir türlü bitmiyor. Yeterince stresli olan sınav dönemleri, hem bizler hem de çocuklarımız için zor dönemlerdir. Bu dönemleri  çocuklarımızla el ele vererek daha kolay atlatabilir, mümkün olduğu kadar hasarsız bir sınav dönemi geçirebiliriz.

 

     Peki Nasıl?

  1. Ders çalışma saatlerinde onları sürekli kontrol etmek, çocuklarımızın güven duygularını zedelemekte aşırı kaygıya ve başarılarının düşmesine neden olabilmektedir..
  1. Çocuklarımıza daha çok güvendiğimizi hissettirmeli, sıkıntılı oldukları konularda onlarla konuşmalı, zorlandığı dersler için çözümler üretmeli ve bu çözümleri onlarla paylaşmalıyız.
  1. Sınav başarısızlığının özel psikolojik ve bedensel nedenleri varsa söz konusu durumlarını öğretmenleri ile paylaşmalıyız.
  2. Çocuğumuza, sadece sınavlarda başarılı olduğunda değil, her zaman onu sevdiğimizi ve sevgimizin koşullu olmadığını  göstermeliyiz.
  3. Başarı konusunda çocuklarımızı başkaları ile kıyaslamamalıyız. " Şunun kızına bak bu sınavdan en yüksek notu aldı...Şunun oğluna bak en güzel okulu kazandı..." şeklindeki cümleleri asla kurmamalıyız.
  4. Meslek seçimleri konusunda düşüncelerimizi söylemeli, ama seçimi çocuklarımıza bırakmalıyız. Çünkü çocuklarımız,  bilinçli bir şekilde istedikleri yerlerde okurlarsa,  sevdikleri meslekleri yaparlarsa mutlu olurlar.
  5. Sınav dönemlerinde "sorular kolay olacak, sorular zor olacak" gibi cümleleri çocuklarımıza söylememeliyiz. Çocuklarımız kendi  kapasitelerine ve ritimlerine göre çalışmaya devam etmelidirler.
  6. Çocuklarımıza sınavlara çalışmaları için rahat ve huzurlu ortamlar hazırlamalıyız. Anne-babalar, bu dönemlerde evde tartışmamaya, çocuklarının huzurunu kaçıracak şekilde konuşmamaya özen göstermelidirler.

    Sınavın, hayatımızın "tek değeri" olmadığını çocuklarımızla birlikte  "biz"de kavramalıyız.
"Farklı eğitim, birebir eğitim"